Post

Türkiye’nin Makarna Üretimi ve İhracatı

Makarna sert durum buğdayından elde edilen irmiğin su ve bazı zenginleştirici maddeler ile karıştırılması, biçim verilmesi ve kurutulması suretiyle elde edilen oldukça besleyici ve uluslararası ticarette de talep gören bir gıda maddesidir. Günümüzde makarna besleyici, lezzetli, ucuz, hazırlanması kolay, raf ömrünün uzun olması gibi pek çok özelliğe sahip olması nedeniyle unlu mamuller içerisinde ekmekten sonra en çok tüketilen gıda maddesi haline gelmiştir.

Makarnanın tarihçesi incelendiğinde iki farklı yaklaşım göze çarpmaktadır. Bunlardan ilki makarnanın ilk kez M.Ö. 1700–1100 yılları arasında Çinliler tarafından yapıldığı ve 1292 yılında ünlü gezgin Marco POLO tarafından keşfedilerek günümüzde makarnanın anavatanı olarak kabul edilen İtalya’ya getirildiğidir. Diğer görüş ise İtalyanların makarnayı Araplardan aldığı yönündedir. Ortadoğu ile ticaret yapan İtalyanların o zamanlar “el-rişta” günümüz mutfağında ise “erişte” olarak adlandırılan yiyeceği kendi ülkelerine götürdüğüdür. Dünya ticaretinde önemli bir yer tutmakta olana makarna, spagetti ve benzeri ürünler Uluslararası Ticaret Sınıflandırmasında (SITC) 048.3, Armonize Sistem Nomenklatürü’ne göre hazırlanan İstatistik Pozisyonlarına bölünmüş Gümrük Tarife Cetvelinde ise 19.02 pozisyon numarası ile “Makarnalar (pişirilmiş veya et ile veya diğer maddelerle doldurulmuş veya başka şekilde hazırlanmış olsun olmasın spagetti, macaroni, şehriye, lazanya, gnocchi, ravioli, canelloni gibi)”; ve “Pişirilmemiş makarna (doldurulmamış veya başka şekilde hazırlanmamış)” şeklinde tanımlanmıştır.

Dünyada makarna ürünlerine olan talep, artan gelir düzeyi ile birlikte batı tarzı yemek alışkanlıklarına yönelen tüketici tercihi ve bu ürünlerin lezzeti, ucuzluğu, besleyici olması, kolay hazırlanması, uzun süre muhafaza edilebilmesi gibi özelliklerinden dolayı istikrarlı bir artış göstermektedir. Makarna ürünlerinin üretiminin temel hammaddesi olan durum buğdayına bağımlılığı ve makarnalık sert buğday türünün dünyanın belirli bölgelerinde yetişiyor olması bu ürünlerin talep edildiği ancak üretimin yurt içi talebi karşılamaya yetmediği veya hiç üretimin yapılmadığı ülkeleri net ithalatçı konumuna sokmaktadır. Ülkeler bazı zamanlarda kendi iç pazarlarında ürün çeşitliliğini sağlamak amacıyla da ithalat yapabilmektedir.

Türk gıda sanayinin öncü sektörlerinden biri olan makarna sanayinin temelleri ülkemizde Cumhuriyetin ilk döneminde atılmıştır. Ülkemizde makarna daha önce erişte adı altında tamamı evlerde yapılan ve tüketilen bir ürün iken, 1922 yılında İzmir Bayraklı’da kurulan ilk makarna fabrikasının faaliyete geçmesiyle bu ürünün ülkemizdeki sanayi tipi üretimine geçilmiştir. Bu tarihten, 1950’lere kadar küçük işletmelerde ve düşük kapasitelerde yapılan üretim yerini 1960’larda yüksek kapasiteli, büyük işletmelere devretmiş ve toplam kurulu üretim kapasitesi 1960 - 1970 yılları arasındaki on yıllık süreçte yaklaşık 3 kat artmıştır. 1970’li yıllarda modern teknoloji ile donatılmış büyük tesislerin birbiri ardına açılmasıyla sektördeki ivme artmış ve 1980 yılı itibariyle yeni açılan fabrikaların yanı sıra mevcut fabrikaların da kurulu kapasitelerini artırmaları sonucu toplam 6 fabrikada 250 bin tonluk bir üretim kapasitesine ve 110 bin ton yıllık bir üretim hacmine ulaşılmıştır.

1990’lı yılların başlarından itibaren ülke çapında ihracata yönelik sanayileşme stratejisinin ağırlıklı olarak uygulanmasıyla makarna ihracatımızda görülen canlanma, iç talepteki eş zamanlı büyüme ile paralel gelişince makarna sektöründe faaliyette bulunan büyük fabrikalar kapasitelerini artırma yoluna gitmişlerdir. Günümüzde Türk makarna sanayi içerisinde bölgesel talebi karşılamaya yönelik çalışan tesislerin yanı sıra teknolojik açıdan gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek düzeye gelmiş, üretiminin önemli bir bölümünü ihracata yönlendirmiş, büyük entegre tesisler de dahil olmak üzere çok sayıda fabrika faaliyet göstermektedir.

Türkiye’nin 2009 yılından 2018 yılına kadar olan makarna üretimini, ihracatını, ithalatını ve iç tüketim miktarlarını aşağıda yer alan tabloda bulabilirsiniz.

Sektördeki mevcut üretim tesisleri coğrafi dağılım açısından makarna üretiminde ana girdi olan sert durum buğdayının yetişme alanları olan Güneydoğu Anadolu, Orta Anadolu ve Batı Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.

Makarna yüksek besin değeri, ucuz fiyatı, kolay depolanabilmesi ve hazırlanması, üretiminde kullanılan modern teknoloji, kolay bulunabilmesi ve ilave soslarla besin değerinin ve lezzetinin artırılabilmesi gibi özellikleri ile kullanımı dünyadaki tüketici tercihlerine paralel olarak Türkiye’de de tüketimi artan bir üründür. Ülkemizde daha çok çubuk, spagetti, erişte, tırtıl, lokma, bamya, midye, burgu ve fiyonk şeklinde makarnalar tüketilmekte olup, son yıllarda ihraç amaçlı değişik çeşitlerde makarnalar da firmalarımızın ürün yelpazelerinde yerlerini almaktadır. Ayrıca tel, arpa, harf ve yıldız şeklindeki şehriyeler ve kuskus da tüketiciler tarafından yoğun olarak talep görmektedir.

Türkiye’nin ilk makarna ihracatı makarna sanayinin üretime geçtiği 1922 yılından 48 yıl sonra 1970 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten itibaren makarna ürünleri ihracatımızda dönemsel olarak görülen dalgalanmalara rağmen uzun dönemde önemli artışlar kaydedilmiştir. 2009 yılında yaşanan küresel kriz neticesinde değer bazında düşüşe geçen makarna ihracatımız 2010 yılında krizin etkilerinin azalması sonucu toplam 297 bin ton ve 186 milyon ABD doları düzeyinde gerçekleşerek bir önceki yıla göre miktar bazında %39,3 oranında, değer bazında da %24,4’lük bir artış göstermiştir. 2018 yılında ise makarna ihracatımız toplam 1 milyon 206 bin ton düzeyinde gerçekleşmiştir.

Genel olarak Türk makarna ihracatının seyrini 1970-1990 ve 1990 sonrası dönemleri olarak iki ayrı devrede incelemek mümkündür. İlk dönemde makarna ihracatımızın yeni açılan makarna fabrikalarının devreye girmesi ve mevcut olanların da kapasite artırımlarına gitmeleri sonucu istikrarlı ve oldukça hızlı bir artış eğilimi içerisine girdiği görülmüştür. Ancak bu artışlar, makarna ürünlerine yönelik yurt içi talebin bu ürünlere ait arz miktarıyla paralel seyretmesi ve aradaki miktar farklarının yüksek dış satım rakamlarına izin vermemesi nedeniyle yüksek seviyelere ulaşamamıştır. 1970 yılında sadece 13 ton olan makarna ihracatımız 1980 yılında 2.197 tona, 1980 - 1990 yılları arasında da 13.022 tona ulaşmıştır.

1990 ve sonrasını kapsayan ikinci dönemde ise ihracata yönelik sanayileşme stratejisinin ağırlıklı olarak uygulanmasıyla ihracat potansiyeli olan firmalar üretim miktarları ve kapasite kullanım oranlarını artırarak oluşturdukları talep fazlası üretimlerini ihracata yöneltmişlerdir. Öte yandan 1990’lı yıllarda Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte bağımsızlıklarına kavuşan Türk Cumhuriyetleri’nin yeni pazarlar olarak ortaya çıkması, Dahilde İşleme Rejimi uygulamaları ve 01 Ocak 1996 tarihinden itibaren uygulamaya giren Gümrük Birliği Anlaşması gibi etkenler makarna ihracatımızın yıllar itibariyle artmasına destek olmuştur. 1991 Körfez krizi sonucu 1991 yılı itibariyle 4’üncü büyük makarna ürünleri pazarımız olan Irak’a konulan ambargo, 1996 yılında en önemli ihraç pazarımız olan ABD’nin anti damping ve telafi edici vergi uygulamaya koyması 1997 Güneydoğu Asya ve sonrasında da 1998 Rusya krizleri ihracatçılarımızın Ortadoğu ve Afrika ülkelerine yönelmesine neden olmuştur. 1999 yılından itibaren yeniden istikrarlı ihracat artışı sağlanmıştır. 1990-2000 yılları arasında yaklaşık 2 kat, 2000-2015 yılları arasında ise yaklaşık 27 kat artarak 672.000 tona ulaşmıştır. 1989-1995 yılları arasında ABD, 1995-1999 yılları arasında Rusya Federasyonu, 2000 yılında Belçika ve 2001 yılında Gürcistan makarna ürünleri ihracatçılarımızın yöneldiği en önemli pazarlar olurken 2003 ve 2004 yıllarında Birleşik Arap Emirlikleri ve Azerbaycan en önemli ihraç pazarlarımız olarak ortaya çıkmışlardır. 2005- 2008 yılları içerisinde ise Birleşik Arap Emirlikleri, Irak ve Benin en önemli ihraç pazarlarımız iken 2011 yılındaki en önemli ihraç pazarlarımız sırasıyla Angola, Togo, Benin, Irak ve Japonya olurken, 2015 yılındaki en önemli ihraç pazarlarımız sırasıyla Benin, Angola, Japonya ve Irak olmuştur.

 Türkiye’nin makarna ihracatının son 10 yıllık dönemi kapsayacak şekilde ihracat değerin, bir önceki yılla kıyasla değişim oranını, ihracat miktarını ve ton başına birim fiyatını aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. 2009 yılından itibaren sadece 2015 yılı hariç makarna ihracatında sürekli bir artış gözükmektedir. 2015 yılında bir önceki yılla kıyasla makarna ihracatı %17,53 oranında azalma gerçekleşmiştir.

Uluslararası Ticaret Merkez (ITC) verileri göre Türkiye 2019 yılı küresel makarna ihracatında İtalya, Çin ve Güney Kore'nin ardında 4. sırada yer almaktadır. Türkiye Dünya makarna ihracatının %6'ını oluşturmaktadır.

Türkiye’nin makarna ihracatını bölgesel olarak incelediğimizde ilk sırada Afrika bölgesi yer almaktadır. 2019 yılında toplam makarna ihracatında Afrika bölgesine yapılan ihracat toplam makarna ihracatının %56’sını oluşturmaktadır.

 

Türkiye’nin en çok makarna ihracatı yaptığı ülkeleri aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. 2015 yılından 2019 yılına kadar olan makarna ihracatı değerlerini ve değişim oranını, 2018-2019 yılları arasındaki değişim oranını ve 2019 yılındaki makarna ihracatından aldıkları payları gösteren verileri sizin için derledik.

Türkiye’nin makarna ihracatını son yılda arttırmasının yanı sıra ihracatımızı daha fazla arttırabileceğimiz potansiyel pazarları da incelemek istedik. Aşağıdaki tabloda dünya makarna ithalatında lider 25 ülke ve bu ülkelerin Dünya makarna ithalatındaki payları, değişim oranları ile Türkiye'nin bu ülkelere gerçekleştirdiği makarna ihracatı ve paylarını görebilirsiniz.

Kaynak: Ticaret Bakanlığı - Makarna Sektör Raporu, ITC

You May Also Like